Abstract:
Çalışma, 20 Ağustos 2020 tarihinde yangına maruz kalan Harran Üniversitesi Osmanbey yerleşkesindeki ağaçlandırma sahasında; yangın sonrası dönemde toprak özelliklerinde meydana gelen değişimleri nicel olarak belirlemek, ve bu değişimlerin etkisindeki Toprak Kalite İndeksi (TKİ) ortaya koymak ve toprak kalitesinin mekânsal dağılımını jeoistatistiksel yöntemlerle modelleyerek haritalamayı amaçlamaktadır. Çalışma üç ana bileşenden oluşmaktadır: (i) Toprak Kalite indeksinin SMAF modeliyle hesaplanması, (ii) Sentinel-2 uydu verileri kullanılarak NDVI temelli bitki örtüsü değişim analizi, (iii) Jeoistatistiksel modelleme ve mekânsal enterpolasyon. Toprak örnekleri 0–20 cm derinlikten tabakalı örnekleme yöntemiyle alınmıştır. PH, tekstür, organik madde (OM), elektriksel iletkenlik (EC), CaCO3, alınabilir fosfor (P) ve değişebilir potasyum (K) temel parametreleri analiz edilmiştir. Toprak kalitesi, Soil Management Assessment Framework (SMAF) yaklaşımı esas alınarak Minimum Veri Seti (MDS) yardımıyla belirlenmiş ve ağırlıklandırılmış indeks yöntemiyle hesaplanmıştır. NDVI değerlerinin yangın sonrası yaklaşık %50 oranında azaldığı ve 2025 yılı itibarıyla tam bir iyileşme gerçekleşmediği belirlenmiştir. Bu durum, bitki örtüsünün rejenerasyon sürecinin sınırlı kaldığını göstermektedir. Toprak özelliklerine ait tanımlayıcı istatistikler, pH ve kum içeriğinin düşük varyasyonla homojen dağılım sergilediğini; buna karşılık organik madde, fosfor ve potasyum içeriklerinin yüksek değişkenlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Pearson korelasyon analizi, pH ile EC arasında güçlü negatif ilişki bulunduğunu göstermiştir. Jeoistatistiksel analizlerde deneysel semivariogram modelleri (küresel, üssel, Gauss) test edilmiş; nugget, sill ve range parametreleri hesaplanmıştır. Ordinary Kriging yöntemi ile TKİ ve seçilmiş toprak parametrelerinin mekânsal dağılım haritaları üretilmiştir. Nugget/sill oranlarına göre bazı değişkenlerin güçlü, bazılarının ise orta düzey mekânsal bağımlılık gösterdiği belirlenmiştir. TKİ haritaları, yangın etkisinin alan genelinde homojen olmadığını ve belirgin mekânsal zonlar oluşturduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışma, klasik istatistiksel analiz, indeks temelli sistem yaklaşımı ve jeoistatistiksel modellemeyi entegre eden çok katmanlı bir değerlendirme çerçevesi sunmaktadır. Elde edilen sonuçlar, yangın sonrası arazi yönetimi ve rehabilitasyon planlamasında mekânsal önceliklendirme yapılması gerektiğini göstermekte ve bölgesel ölçekte sürdürülebilir toprak yönetimi stratejilerine bilimsel katkı sağlamaktadır