| dc.description.abstract |
Bu tez çalışmasında, yeni üreido içeren benzensülfonamid türevlerinin sentezi, karakterizasyonu ve biyolojik aktivite değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Bileşikler, biyoaktif sülfonamid iskeleti ile hidrojen bağı oluşturma kapasitesine sahip üreido grubunun birleştirilmesiyle tasarlanmıştır. Bu doğrultuda sekonder amin bileşenleri olarak morfolin, 1-metilpiperazin, pirolidin, 4-metilpiperidin ve piperazin molekülleri hedef yapılara dahil edilmiştir. Hedef bileşiklerin sentezi iki aşamalı bir yöntemle gerçekleştirilmiştir. İlk olarak, seçilen sülfonamid başlangıç maddeleri, piridin varlığında fenil kloroformat ile reaksiyona sokularak karbamat ara ürünleri (A, B, D, M) elde edilmiştir. Daha sonra, bu ara ürünler, trietilamin varlığında uygun ikincil aminlerle reaksiyona sokularak üreido-sübstitüe sülfonamid bileşikleri (A1-A5, B1-B5, D1-D5 ve M1-M5) elde edilmiştir. Sentezlenen bileşiklerin yapıları FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR, LC-MS ve elementel analiz ile aydınlatılmıştır. Elde edilen spektroskopik ve analitik veriler hedeflenen yapılarla tam uyum göstermiş ve bileşiklerin saflığını doğrulamıştır. Sentezlenen A1-A5 ve B1-B5 bileşikleri hCA I, hCA II, hCA IX ve hCA XII izoenzimlerine karşı, A1-A5, B1-B5, D1-D5, M1-M5 bileşik serileri ise asetilkolinesteraz ve bütirilkolinesteraz enzimlerine karşı inhibitör potansiyelleri açısından incelenmiştir. Bileşiklerin karbonik anhidraz inhibitör potansiyellerinin kolinesterazlara kıyasla daha umut verici olduğu belirlenmiştir. Özellikle B serisi A serisinden daha güçlü aktivite göstermiştir. Test edilen bileşikler arasında B4, hCA II ve hCA XII'ye karşı kayda değer bir inhibisyon gösterirken, A5, B2 ve B5 tümörle ilişkili hCA IX izoenzimine karşı dikkat çekici bir aktivite sergilemiştir. Kolinesteraz inhibisyonu genel olarak takrine göre daha düşük olsa da, bazı türevlerin ölçülebilir aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Genel olarak bu bulgular, sentezlenen üreido içeren benzensülfonamid türevlerinin (A1-A5, B1-B5, D1-D5 ve M1-M5)daha seçici ve güçlü karbonik anhidraz inhibitörlerinin geliştirilmesi için umut vadeden öncü yapılar olarak hizmet edebileceğini göstermektedir. |
en_US |