Abstract:
Akran zorbalığı, öğrencilerin fiziksel, sözel, duygusal veya sosyal yollarla birbirlerine zarar verdikleri tekrarlayan olumsuz davranış biçimlerini ifade eder. Okullarda oldukça yaygın görülen bu durum, yalnızca mağdur olan öğrencilerin psikolojik ve akademik gelişimlerini olumsuz etkilemekle kalmaz; aynı zamanda sınıf ortamının güvenliğini, öğrenme iklimini ve genel okul iklimini de tehdit eder. Bu nedenle akran zorbalığı, hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ele alınması gereken ciddi bir eğitim sorunudur. Öğrenciler arası ilişkilerin niteliği, okul kültürü ve öğretmen müdahaleleri bu problemin ortaya çıkışında ve sürdürülmesinde belirleyici rol oynamaktadır. Bu araştırmanın amacı, akran zorbalığının okul ve sınıf yönetimine yansımalarını okul yöneticileri ve öğretmenlerin gözünden incelemektir. Araştırma, nitel yöntemlerle gerçekleştirilmiş olup temel nitel araştırma deseniyle tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri, 22 öğretmen ve 15 okul yöneticisi ile birebir ve yüz yüze yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen veriler, nitel veri analizi yöntemleri doğrultusunda önce kodlanmış, ardından bu kodlar belirli temalar altında kümelenerek içerik analizi yapılmıştır. Bulgulara göre, öğretmenler akran zorbalığını; kendi yaş grubuna sistemli ve planlı şekilde uygulanan fiziksel, sözel ve psikolojik şiddet ile baskı olarak tanımlarken, okul yöneticileri ise akran zorbalığını; fiziksel, duygusal, psikolojik şiddet, baskı, güç gösterisi ve sözel şiddet olarak tanımlamışlardır. Katılımcı öğretmenler, zorbalığın sınıf yönetimine etkileri hakkında; ders akışını olumsuz etkilediğini, sınıf düzenini bozduğunu, motivasyonu düşürdüğünü ve olumsuz bir sınıf atmosferi oluşturduğunu ifade etmişlerdir. Okul yöneticileri ise, akran zorbalığının okul yönetimi açısından olumsuz etkilerinden söz ederek; okul düzeninin bozulduğunu, veli, öğretmen ve öğrenci şikayetlerinin arttığını, devamsızlık sorununun ortaya çıktığını ve bununla birlikte akademik başarısızlığın gözlemlendiğini, tüm bu unsurların okul ikliminde negatif bir atmosfer yarattığını belirtmişlerdir. Hem öğretmenler hem de okul yöneticileri, karşılaştıkları zorbalık türleri arasında fiziksel ve sözel zorbalığın yanı sıra; dış görünüş, etnik köken ve maddi durum temelli zorbalığa da değinmişlerdir. Araştırma sonucunda, akran zorbalığının birçok boyutu olduğu görülmektedir. Akran zorbalığının, yalnızca öğrenciler arasında yaşanan bireysel bir sorun değil; sınıf ve okul yapısını etkileyen çok yönlü bir problem olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin sınıf yönetimi becerilerini geliştirerek, rehberlik servisiyle iş birliği yapmaları ve ortak stratejiler oluşturmaları önerilebilir. Öğrencilerde empati ve iletişim becerilerini artıracak sosyal-duygusal öğrenme etkinlikleri düzenlenebilir. Okul yöneticileri ise önleyici politikalar geliştirerek etkili iletişim ve ortak sorumluluk kültürü oluşturabilir.