<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Harran University</title>
<link href="http://acikerisim.harran.edu.tr:8080/xmlui" rel="alternate"/>
<subtitle>The DSpace digital repository system captures, stores, indexes, preserves, and distributes digital research material.</subtitle>
<id xmlns="http://apache.org/cocoon/i18n/2.1">http://acikerisim.harran.edu.tr:8080/xmlui</id>
<updated>2026-09-13T15:03:28Z</updated>
<dc:date>2026-09-13T15:03:28Z</dc:date>
<entry>
<title>SİMETRİK ARALIKTA SZASZ-KANTOROVICH OPERATÖRLERİNİN YAKLAŞIM ÖZELLİKLERİ</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4606" rel="alternate"/>
<author>
<name>YILMAZ, RUMEYSA</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4606</id>
<updated>2026-09-11T06:30:19Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">SİMETRİK ARALIKTA SZASZ-KANTOROVICH OPERATÖRLERİNİN YAKLAŞIM ÖZELLİKLERİ
YILMAZ, RUMEYSA
Kullanışı bakımından zor olan fonksiyonları, daha rahat işlem yapabileceğimiz fonksiyonlara dönüştürmek yaklaşım teorisinin ilgi alanıdır. Genelde esas fonksiyon uzayının alt uzayından bu fonksiyonlar alınır ve bu fonksiyonlar, operatörler kullanılarak, daha çok türevlenebilme, integrallenebilme gibi özelliklere sahip fonksiyonlara dönüştürülür. Bunu düşünerek Weierstrass 1885 yılında kapalı ve sınırlı (veya kompakt) bir aralıkta sürekli fonksiyona, aynı aralıkta yakınsayan polinomun var olacağını iddia etmiş ve kanıtlamıştır. Birçok matematikçi bu polinomun varlığını düşünerek toplam şeklinde polinomlar dizisi tanımlamıştır. Burada araştıracağımız , Otto-Szasz tarafından [0, ∞) aralığında üretilen Szasz Operatörü olarak bilinen bir polinomlar dizisidir. Bu çalışmamızda (−∞, ∞) ‘a genişleyen [−bs , bs] aralıklarında tanımlı operatör ile yaklaşım ve yaklaşım özelliklerini inceleyeceğiz.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>MICROBIOLOGICAL EVALUATION OF PROCESSED AND FRESH MEAT IN THE ERBIL REGION, IRAQ</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4605" rel="alternate"/>
<author>
<name>ALI, ALI RAMADHAN ALI</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4605</id>
<updated>2026-09-11T06:30:04Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">MICROBIOLOGICAL EVALUATION OF PROCESSED AND FRESH MEAT IN THE ERBIL REGION, IRAQ
ALI, ALI RAMADHAN ALI
Küresel et ve et ürünü tüketimi artış göstermekte, bu durum gıda güvenliği ile ilgili, özellikle mikrobiyolojik tehlikeler konusunda artan endişelerle örtüşmektedir. Çiğ ve işlenmiş sığır eti, bakteriler, virüsler ve parazitler gibi birçok patojenik mikroorganizmanın kontaminasyonuna karşı savunmasız olup, bu durum tüketiciler için önemli sağlık sorunları yaratabilir. Çalışmanın amacı, çiğ ve işlenmiş et ürünlerinin mikrobiyolojik güvenliğini anlamayı, mikrobiyal kontaminasyon ile örnek türleri arasındaki ilişkiyi belirlemeyi ve Erbil Eyaleti'ndeki et pazarlarının mikrobiyolojik hijyenini değerlendirmeyi improve etmektir. Erbil kesimhanesinde rastgele seçilen on karkasta (bacak, ince sığır, bonfile, boyun, üst kısmı ve kontrfile) belirlenen altı lokasyon için mikrobiyal yük ve çeşitleri incelenmiş, ardından satışa sunulmaları için taşındıktan sonra Erbil kasap dükkanlarında izlenmiştir. Aynı pazardan işlenmiş et ürünleri (sosis, kıyma, sığır hamburgeri ve kurutulmuş et) için mikrobiyolojik analiz yapılmış ve aerobik plak sayımı (APC) ve koliform bakterilere odaklanılmıştır. Erbil kesimhanesinde, on karkas örneği için log10 CFU/Cm2 değerleri sırasıyla 7.76, 7.73, 7.66, 7.645, 7.58 ve 5.84 olarak belirlenmiştir. Aynı on karkasın genel medyanı ise 7.80 log10 CFU/Cm2’dir. Buna karşın, taşınma ve sergileme sonrası Erbil kasap dükkanında, karkasın aynı altı bölgesi için log10 CFU/Cm2 değerleri sırasıyla 7.815, 7.805, 7.875, 7.695 ve 5.85 olarak belirlenmiştir. On karkasın ince sığır bölgesinden elde edilen anaerobik bakteri örneklerinin sayımı, Erbil kesimhanesi ve kasap dükkanında sırasıyla log10 CFU/Cm2 için medyanınca 4.85 ve 5.09 olarak belirlenmiştir. İşlenmiş ette, aerobik ve anaerobik bakterilerin medyan sayısı (6.45 x107, 2.82x103) kıymada, 4.5x107 ve 6.625x103 sığır hamburgerlerinde, 4.1x107 ve 6.665x103 kurutulmuş ette ve (2.75×103) sosislerde (4.1x107, 2.71x103; 6.95x107, 7.275x103) sırasıyla bulunmuştur. Örnekler arasında bakteri tespiti, et (ince sığır): Salmonella spp. %9.3, E. coli %69.4 ve Staphylococcus aureus %39.8 olarak bulunmuştur. Et ürünleri (sosis) için: Salmonella spp. %9.9, E. coli %39.1, Staphylococcus aureus %50.5 ve Clostridium perfringens %9.5. Sığır hamburgeri: E. coli %39.5, Staphylococcus aureus %20, Clostridium perfringens %10.4. Kurutulmuş et: E. coli %29.7, Staphylococcus aureus %30. Kıyma: Salmonella spp. %20, E. coli %59.3, Staphylococcus aureus %19.7 olarak bulunmuştur. Paydaşlar ve politika yapıcılar, bu araştırmayı dikkate almalıdır çünkü bu çalışma, sığır etindeki mikrobiyal kontaminasyon seviyelerini belgeleyen ilk çalışmalardan biridir. Bulgular, halk sağlığını korumak ve et güvenliğini artırmak için Erbil'de daha sıkı temizlik önlemlerinin uygulanması ve etin işlenme ile taşıma yöntemlerinin geliştirilmesi ihtiyacını vurgulamaktadır.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>FARKLI DOZ ORANLARINDA BİYOGAZ BULAMACI VE KİMYASAL GÜBRELERİN PAMUK BİTKİSİNDE (GOSSYPIUM HIRSUTUM L.) VERİM VE LİF KALİTESİNE ETKİLERİ</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4604" rel="alternate"/>
<author>
<name>YILDIRIM, HAKAN</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4604</id>
<updated>2026-09-09T12:24:43Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">FARKLI DOZ ORANLARINDA BİYOGAZ BULAMACI VE KİMYASAL GÜBRELERİN PAMUK BİTKİSİNDE (GOSSYPIUM HIRSUTUM L.) VERİM VE LİF KALİTESİNE ETKİLERİ
YILDIRIM, HAKAN
Bu çalışma, 2024 yılında Şanlıurfa ilinde, Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü Ziraat Fakültesi deneme alanlarında, biyogaz bulamacı ve kimyasal gübre (U1:kontrol, U2-taban gübresi (0 kg)+üst gübre (üre 20 kg+15 kg/da) toplamda 35 kg/da, U2-taban gübresi (0 kg)+üst gübre (üre 20 kg+15 kg/da) toplamda 35 kg/da, U3-taban gübresi (20 DAP/da)+üst gübre (üre 20 kg+15 kg/da) toplamda 35 kg/da, U4-taban gübresi (30 DAP/da)+üst gübre (üre 20 kg+15 kg/da) toplamda 35 kg/da, U5-taban gübresi (4 ton biyogaz bulamacı/da)+ üst gübre (üre 20 kg+15 kg/da) toplamda 35 kg/da, U6-taban gübresi (8 ton biyogaz bulamacı/da)+üst gübre (üre 20 kg+15 kg/da) toplamda 35 kg/da, U7-taban gübresi (12 ton biyogaz bulamacı/da)+üst gübre (üre 20 kg+15 kg/da) toplamda 35 kg/da, U8-taban gübresi 12 ton/da biyogaz bulamacı) uygulamalarının pamuk bitkisinde büyüme, verim ve lif kalite özellikleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü kurulmuş ve bitki materyali olarak Fiona pamuk çeşidi kullanılmıştır. Çalışmada; bitki boyu (cm), boğum sayısı (adet/bitki), SPAD değeri, yaş ve kuru bitki ağırlığı (g), koza sayısı (adet/bitki), koza ağırlığı (g), koza kütlü ağırlığı (g), çırçır randımanı (%), 100 tohum ağırlığı (g), kütlü pamuk verimi (kg/da) ile lif kalite özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre biyogaz bulamacı ve kimyasal gübre uygulamaları bitki gelişimini olumlu yönde etkilemiştir. Özellikle biyogaz bulamacı ve mineral gübrelerin birlikte uygulandığı uygulamalarda bitki boyu, boğum sayısı ile bitki yaş ve kuru ağırlıkları değerleri daha yüksek bulunmuştur. SPAD değerleri bakımından kimyasal gübre içeren uygulamalar öne çıkmış ve yeterli azot beslenmesinin klorofil içeriğini artırdığı belirlenmiştir. Verim unsurları bakımından değerlendirildiğinde, mineral gübrelerin koza sayısı, koza ağırlığı, koza kütlü ağırlığını ve 100 tohum ağırlığını, biyogaz bulamacı uygulamaları ise çırçır randımanı ve kütlü pamuk verimini artırdığı saptanmıştır. En yüksek kütlü pamuk verimi U7 uygulamasından (550,13 kg/da) elde edilmiş ve U1 (kontrol) uygulamasına göre önemli düzeyde artış belirlenmiştir. Lif kalite özellikleri bakımından ise uygulamalar arasında belirli farklılıklar oluşmuş, özellikle lif uzunluğu U3 (31,16 mm) ve lif inceliği U8 (5,14 mic) bakımından bazı uygulamalar öne çıkmıştır. Sonuç olarak, biyogaz bulamacının pamuk yetiştiriciliğinde alternatif ve çevre dostu bir organik gübre kaynağı olarak kullanılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca biyogaz bulamacının kimyasal gübrelerle birlikte uygulanmasının besin elementlerinin daha dengeli kullanılmasını sağladığı ve sürdürülebilir pamuk üretimi açısından önemli avantajlar oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>AKÇAKALE’DE SOSYOKÜLTÜREL VE DİNÎ HAYAT</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4603" rel="alternate"/>
<author>
<name>DEMİR, NECLA</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4603</id>
<updated>2026-09-07T07:04:30Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">AKÇAKALE’DE SOSYOKÜLTÜREL VE DİNÎ HAYAT
DEMİR, NECLA
Modernleşme süreçleri bağlamında, tarih boyunca bireysel ve kolektif yaşamı şekillendiren din kurumu ile diğer toplumsal kurumlar arasındaki karşılıklı ilişki bu çalışmanın temel problemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda araştırma; Şanlıurfa iline bağlı Akçakale ilçesindeki sosyokültürel ve dinî hayatın geçirdiği dönüşümü, toplumsal dinamiklerin dinî algı üzerindeki etkilerini din sosyolojisi perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır. Suriye ile sınır komşusu olan, örf, âdet, gelenek ve köklü aşiret yapılarının yoğun biçimde yaşandığı Akçakale ilçe merkezindeki aktörlerin dinî inanç, ibadet, tutum ve davranış örüntülerini ve bu yönelimlerin modernleşmeyle geçirdiği değişimleri saptamak çalışmanın kapsamını belirlemektedir. Toplumsal gerçekliğin ampirik bir analizle ve içeriden bir gözlemle rasyonelleştirilmesi, yerel düzeydeki özgün dindarlık biçimlerinin görünür kılınması ve din sosyolojisi literatürüne ampirik katkı sunulması açısından bu çalışma büyük bir öneme sahiptir. Çalışma bu doğrultuda şu temel soru çerçevesinde şekillenmektedir: “Şanlıurfa’nın sınır ilçesi Akçakale’de; köklü aşiret yapıları ve geleneksel toplumsal normlar ile modernleşme süreçleri arasındaki dinamik etkileşim, yerel dinî hayatı ve inanç pratiklerini nasıl şekillendirmekte ve dönüştürmektedir?” Araştırmada nitel araştırma desenlerinden etnografik yaklaşım benimsenmiştir. Akçakale ilçesinin tarihsel, coğrafi, ekonomik ve demografik arka planı dikkate alınarak sahada 62 aktör ile derinlemesine mülakatlar ve katılımcı gözlemler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nitel veriler, etnografik içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş ve betimsel bir dille ortaya konulmuştur. Din sosyolojisi teorileri çerçevesinde bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulan alan araştırması neticesinde; modernleşme ve küreselleşme etkilerine rağmen, geleneksel aşiret yapısının, akrabalık bağlarının ve yerel kültürel kodların Akçakale’deki dinî hayat ve dindarlık algısı üzerindeki baskın ve dönüştürücü ii rolünü güçlü bir şekilde koruduğu sonucuna ulaşılmıştır.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
