<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Lisansüstü Eğitim Enstitüsü</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4436" rel="alternate"/>
<subtitle/>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4436</id>
<updated>2026-09-21T01:59:06Z</updated>
<dc:date>2026-09-21T01:59:06Z</dc:date>
<entry>
<title>CRANDELL-REES FELİNE KİDNEY (CRFK) HÜCRE HATTININ MİKROTAŞIYICI TABANLI SÜSPANSİYON KÜLTÜR SİSTEMİNE ADAPTASYONU VE FELİNE CALİCİVİRUS (FCV) ÜRETİMİ</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4610" rel="alternate"/>
<author>
<name>POLAT, TUBA BEYZA</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4610</id>
<updated>2026-09-18T13:44:10Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">CRANDELL-REES FELİNE KİDNEY (CRFK) HÜCRE HATTININ MİKROTAŞIYICI TABANLI SÜSPANSİYON KÜLTÜR SİSTEMİNE ADAPTASYONU VE FELİNE CALİCİVİRUS (FCV) ÜRETİMİ
POLAT, TUBA BEYZA
Bu çalışmada, kedilerin sağlığı için büyük öneme sahip olan kedi kalisivirüsünün (FCV) geleneksel adherent kültürün sınırlayıcılıklarından arındırılarak daha yüksek hacimlerde üretimi amacıyla, CrandellRees Feline Kidney (CRFK) hücre hattının mikrotaşıyıcıtabanlı süspansiyon kültür sistemine adaptasyonu gerçekleştirilmiş ve hücre büyümesi incelenmiştir. Çalışma kapsamında iki farklı mikrotaşıyıcı denenmiş ve ön çalışmanın sonucunda hücre proliferasyonu için uygun parametreler belirlenmiştir. Hücre adaptasyon sürecinin ardından, seçilen mikrotaşıyıcı kültüründeki CRFK hücrelerine FCV inokülasyonu yapılmış ve TCID50 yöntemiyle viral titre belirlenmiştir. Yapılan deneyler sonucunda, uygun mikrotaşıyıcı tabanlı sistem ve FCV için uygun MOI belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, CRFK hücre hattının süspansiyon kültür sisteminde çoğaltılmasının FCV aşısı üretiminde ve büyük ölçekli araştırmalarda kullanılabilecek geçerli bir model sunduğunu göstermektedir.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>KOYUNLARDA MOLEKULER FİLOGENETİK ANALİZLER</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4609" rel="alternate"/>
<author>
<name>AYKAÇ, CEMALETTİN SEFA</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4609</id>
<updated>2026-09-17T13:34:26Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">KOYUNLARDA MOLEKULER FİLOGENETİK ANALİZLER
AYKAÇ, CEMALETTİN SEFA
Evcil koyunun (Ovis aries) kökeni, Neolitik dönem boyunca Yakın Doğu’nun Verimli Hilal (Fertile Crescent) olarak bilinen bölgesine uzanmaktadır. Arkeozoolojik ve genetik veriler, koyunun bu coğrafyada yaklaşık 8.000–9.000 yıl önce evcilleştirildiğini ve tarımsal üretim sistemlerinin gelişimiyle birlikte hızla geniş bir dağılım alanına ulaştığını göstermektedir. Günümüzde koyun, et, süt, lif ve deri üretiminde değerlendirilen en önemli çiftlik hayvanlarından biri olarak küresel ölçekte yaygın bir yetiştirme sahasına sahiptir. Koyunların kökeni, yayılım örüntüleri ve soy ilişkilerinin aydınlatılmasında moleküler genetik yöntemler kritik rol oynamaktadır. Modern filogenetik analizlerde en sık kullanılan moleküler belirteç mitokondriyal DNA (mtDNA)’dır. mtDNA’nın yalnızca anne hattı üzerinden aktarılması, yüksek mutasyon oranı ve filogenetik olarak bilgilendirici kontrol bölgesine (D-loop) sahip olması, koyun popülâsyonlarındaki genetik çeşitliliği çözümlemede güçlü bir avantaj sağlamaktadır.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>ŞANLIURFA ŞARTLARINDA BAZI YULAF (Avane sativa L.) ÇEŞİTLERİNİN TANE VE OT VERİM ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4608" rel="alternate"/>
<author>
<name>TÜYSÜZ, AHMET BARAN</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4608</id>
<updated>2026-09-16T06:21:56Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">ŞANLIURFA ŞARTLARINDA BAZI YULAF (Avane sativa L.) ÇEŞİTLERİNİN TANE VE OT VERİM ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ
TÜYSÜZ, AHMET BARAN
Bu araştırmada, Elmas, Halkalı, Hasköy, Kahraman, Kaymaklı, Kınalı, Kırklar, Kuşak ve Küçükyayla yulaf çeşitleri Şanlıurfa ekolojik koşullarında bazı verim ve kalite özellikleri yönünden incelenmiştir. Çalışmada bitki boyu, yeşil ot verimi, kuru ot verimi, dane verimi, protein oranı, ham protein verimi, ADF ve NDF özellikleri değerlendirilmiştir. İncelenen özellikler bakımından çeşitler arasında önemli farklılıklar belirlenmiştir. Araştırmada bitki boyu 74,33–87,66 cm, yeşil ot verimi 2287,33–3044,66 kg/da, kuru ot verimi 565,45–1094,52 kg/da, dane verimi 199,49–362,40 kg/da, protein oranı %13,96–18,00, ham protein verimi 97,71–161,55 kg/da, ADF oranı %29,58–36,49 ve NDF oranı %59,94–68,34 arasında değişmiştir. En yüksek bitki boyu 87,66 cm ile Halkalı çeşidinde ölçülmüştür. Yeşil ot verimi, kuru ot verimi, dane verimi ve ham protein verimi bakımından en yüksek değerler sırasıyla 3044,66 kg/da, 1094,52 kg/da, 362,40 kg/da ve 161,55 kg/da ile Kınalı çeşidinden elde edilmiştir. Protein oranı bakımından en yüksek değer %18,00 ile Kuşak çeşidinde belirlenmiştir. Kalite kriterlerinden ADF oranı en düşük %29,58 ile Kuşak çeşidinde, NDF oranı ise en düşük %59,94 ile yine Kuşak çeşidinde tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Şanlıurfa ekolojik koşullarında Kınalı çeşidinin yeşil ot verimi, kuru ot verimi, dane verimi ve ham protein verimi bakımından öne çıktığı belirlenmiştir. Protein oranı ile ADF ve NDF değerleri dikkate alındığında ise Kuşak çeşidinin yem kalitesi yönünden üstün özellikler gösterdiği saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, Kınalı çeşidinin yüksek verim potansiyeli, Kuşak çeşidinin ise yüksek yem kalitesi özellikleri nedeniyle Şanlıurfa ve benzer ekolojik koşullarda yetiştiricilik açısından ümitvar çeşitler olduğunu ortaya koymuştur.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>ŞANLIURFA SADEYAĞINDA BİBERİYE UÇUCU YAĞININ DOĞAL ANTİOKSİDAN OLARAK KULLANIM POTANSİYELİNİN ARAŞTIRILMASI</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11513/4607" rel="alternate"/>
<author>
<name>TEKİN, ESMA</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11513/4607</id>
<updated>2026-09-15T12:35:52Z</updated>
<published>2026-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">ŞANLIURFA SADEYAĞINDA BİBERİYE UÇUCU YAĞININ DOĞAL ANTİOKSİDAN OLARAK KULLANIM POTANSİYELİNİN ARAŞTIRILMASI
TEKİN, ESMA
Bu çalışmada, biberiye uçucu yağının (BY) Şanlıurfa sadeyağında doğal antioksidan olarak kullanım potansiyelinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci aşamasında, biberiye yapraklarından hidrodistilasyon yöntemiyle elde edilen biberiye uçucu yağı (75, 150 ve 300 mg/kg) ve α-tokoferol (75 mg/kg) sadeyağa ilave edilmiştir. Kontrol (herhangi bir antioksidan içermeyen sadeyağ örneği), BY ve α-tokoferol içeren sadeyağ örneklerinin indüksiyon süreleri 3 farklı sıcaklıkta (100, 110 ve 120 0C) sabit hava akışında (20 L/s) ransimat cihazı kullanılarak belirlenmiştir. Örneklerin indüksiyon süreleri kullanılarak tahmini raf ömürleri hesaplanmış ve α-tokoferol (75 mg/kg) ilaveli sadeyağ örneğine eşdeğer ve en uzun raf ömrüne sahip BY oranının 75 mg/kg olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise kontrol, 75 mg/kg oranında BY içeren (BYS) ve 75 mg/kg oranında α-tokoferol içeren (αT-S) sadeyağ örnekleri, 25 0C’de 3 farklı ışık ortamında (UV-C, floresan ve karanlık ortamda) 20 gün süreyle depolanmış ve belirli aralıklarla örneklerin serbest yağ asitliği, peroksit, p-anisidin ve renk değerleri araştırılmıştır. Bu aşamada BY (75 mg/kg) ile αT (75 mg/kg) ilavesinin, karanlık, UV-C ve floresan ışıklı ortamlarda sadeyağa eşdeğer düzeyde antioksidan stabilite kazandırdığı ve renk stabilitesini koruduğu, ayrıca yağın raf ömrünü arttırdığı tespit edilmiştir. Çalışmada, Şanlıurfa sadeyağının oksidasyon stabilitesinin arttırılması amacıyla biberiye uçucu yağının kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
</summary>
<dc:date>2026-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
