Bu öğeden alıntı yapmak, öğeye bağlanmak için bu tanımlayıcıyı kullanınız: http://hdl.handle.net/11513/4551
Başlık: MİNE ÇÜRÜĞÜ MODELİNDE FARKLI REMİNERALİZASYON AJANLARININ ÇOK YÖNLÜ ANALİZLERLE İNCELENMESİ: İN VİTRO ÇALIŞMA
Yazarlar: ALMAK, ZELAL
Anahtar kelimeler: Biyomimetik remineralizasyon, Mine çürüğü, PAMAM dendrimer, Sodyum florür, Vickers mikrosertlik, SEM, ICP-MS, Kitosan
Yayın Tarihi: 2026
Özet: Mine çürüğü, diş sert dokularında mineral kaybı ile başlayan ve erken dönemde uygun remineralizasyon uygulamalarıyla geri döndürülebilen dinamik bir süreçtir. Bu çalışmada, yapay olarak oluşturulan başlangıç mine lezyonlarında poliamidoamin (PAMAM) dendrimer, kitosan ve %5 sodyum florür (NaF) verniğinin remineralizasyon etkinliklerinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışmada 80 adet çürüksüz insan üçüncü molar dişi rastgele PAMAM, kitosan, NaF ve kontrol olmak üzere dört gruba ayrıldı (n=20). Tüm örneklerde başlangıç mikrosertlik ölçümleri gerçekleştirildikten sonra standart demineralizasyon protokolü uygulandı ve ardından yedi günlük pH siklusu süresince ilgili remineralizasyon ajanları kullanıldı. Remineralizasyon etkinliği Vickers mikrosertlik testi ile yüzey sertliğindeki değişimler, taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile mine yüzey morfolojisi ve indüktif eşleşmiş plazma-kütle spektrometrisi (ICP-MS) ile mineral ve element düzeylerindeki değişimler değerlendirilerek incelendi. Demineralizasyon sonrasında tüm gruplarda mikrosertlik değerlerinde anlamlı azalma belirlenirken, remineralizasyon sonrası mikrosertlik geri kazanımı aktif ajan gruplarında kontrol grubuna göre daha yüksek bulundu. Bu in vitro modelde mikrosertlik geri kazanımı PAMAM grubunda en yüksek düzeyde gözlenmiş, bunu NaF ve kitosan grupları izlemiştir. SEM bulguları nitel yüzey morfolojisi verisi olarak, ICP-MS bulguları ise teknik tekrar düzeyinde tanımlayıcı mineral/element profili olarak değerlendirilmiştir. SEM ve ICP-MS bulguları, mikrosertlik sonuçlarını destekleyen tamamlayıcı veriler sağlamıştır. Elde edilen bulgular, PAMAM dendrimerinin erken mine lezyonlarının biyomimetik remineralizasyonu açısından umut verici bir aday olabileceğini düşündürmektedir; ancak bulguların klinik uygulamaya aktarılabilmesi için uzun dönem preklinik ve klinik çalışmalar gereklidir.
URI: http://hdl.handle.net/11513/4551
Koleksiyonlarda Görünür:Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Bu öğenin dosyaları:
Dosya Açıklama BoyutBiçim 
ZELAL TEZ YÖNETİM SİSTEMİ.pdf16.69 MBAdobe PDFGöster/Aç


DSpace'deki bütün öğeler, aksi belirtilmedikçe, tüm hakları saklı tutulmak şartıyla telif hakkı ile korunmaktadır.